아무 단어나 입력하세요!

"proclivities" in Turkish

eğilimyatkınlık (çoğunlukla olumsuz/alışılmışın dışında olan)

Definition

Bir kişinin özellikle olumsuz ya da alışılmışın dışında davranışlara eğilimi veya alışkanlığı. Genellikle kişinin karakteristik tutum veya tercihlerini anlatmak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve akademik bir kelimedir; genellikle çoğul ve olumsuz ya da alışılmadık alışkanlıklar için kullanılır. 'Tendencies' ve 'inclinations' ile benzer ama daha çok sıradışı veya olumsuz durumları ima eder.

Examples

He has proclivities toward gambling.

Onun kumara karşı **eğilimleri** var.

Her artistic proclivities are obvious from her paintings.

Sanatsal **eğilimleri** tablolarından açıkça anlaşılıyor.

Some people have proclivities for spicy food.

Bazı insanların acı yiyeceklere karşı **eğilimleri** vardır.

His weird proclivities made him interesting but sometimes hard to understand.

Onun tuhaf **eğilimleri** onu ilginç kıldı ama bazen anlamayı zorlaştırdı.

Despite his proclivities for sweets, he tries to eat healthy.

Tatlılara olan **eğilimlerine** rağmen sağlıklı beslenmeye çalışıyor.

The interview revealed some uncomfortable proclivities in the politician’s past.

Röportajda politikacının geçmişinde bazı rahatsız edici **eğilimler** ortaya çıktı.