"precincts" in Turkish
Definition
'Bölge' veya 'yetki alanı', genellikle resmi sınırları belirlenmiş, oy verme, polis bölgesi ya da okul, kilise arazisi gibi yerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde çoğul olarak kullanılır. ABD'de daha çok polis ve seçim bölgeleri için, İngiltere'de ise okul veya kilise alanları için de kullanılır. Sıradan mahalle anlamına gelmez.
Examples
The college precincts are quiet at night.
Kolej **bölgesi** geceleri sessizdir.
People waited in long lines outside the voting precincts.
İnsanlar, oy verme **bölgelerinin** dışında uzun kuyruklarda bekledi.
There are two police precincts in our city.
Şehrimizde iki polis **bölgesi** var.
Journalists were not allowed into the church precincts during the ceremony.
Tören sırasında gazetecilerin kilise **alanına** girmesine izin verilmedi.
Many crimes were reported within the downtown precincts last year.
Geçen yıl şehir merkezi **bölgelerinde** birçok suç bildirildi.
The old market is located within the ancient city precincts.
Eski pazar, antik şehir **bölgelerinin** içinde yer almaktadır.