아무 단어나 입력하세요!

"plunge into" in Turkish

dalmakiçine atılmak

Definition

Hızla bir şeye atlamak veya dalmak, genellikle suya; ya da bir işe ya da duruma aniden ve tamamen kendini vermek.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda (suya atlamak) hem de mecaz olarak (bir işe, aktiviteye tam anlamıyla başlamak) kullanılır. Yavaş ya da hafif başlayan hareketler için uygun değildir.

Examples

He decided to plunge into his homework right after school.

O, okuldan sonra hemen ödevine **dalmaya** karar verdi.

The crowd watched the diver plunge into the water.

Kalabalık, dalgıcın suya **dalmasını** izledi.

After graduation, she plunged into her new job with lots of energy.

Mezun olduktan sonra yeni işine büyük bir enerjiyle **daldı**.

Sometimes, you just have to plunge into things and figure them out as you go.

Bazen sadece bir şeylere **dalıp** ilerledikçe öğrenmek gerekir.

Without hesitation, he plunged into the freezing lake to save the dog.

Tereddüt etmeden, köpeği kurtarmak için buz gibi göle **daldı**.

She plunged into the cold pool.

O soğuk havuza **daldı**.