"plumes" in Turkish
Definition
'Plume' genellikle uzun, yumuşak ve gösterişli tüy veya tüy gibi yükselen ince duman, su veya toz sütununu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Çok sayıda tüy veya duman/su gibi yükselen görsel şekiller için 'plumes' çoğul olarak kullanılır. Şapka, kuş veya patlamalarda sıkça geçer.
Examples
The bird has bright red plumes on its head.
Kuşun başında parlak kırmızı **tüyler** var.
Smoke plumes rose into the sky after the fire.
Yangından sonra gökyüzüne **duman sütunları** yükseldi.
She wore a hat decorated with long white plumes.
Uzun beyaz **tüylerle** süslenmiş bir şapka takıyordu.
You could see plumes of steam rising from the factory.
Fabrikadan yükselen buhar **sütunları** görülebiliyordu.
Large plumes of dust followed the truck down the dirt road.
Kamyon toprak yoldan geçerken ardından büyük **toz bulutu sütunları** oluştu.
Her dress had blue silk plumes hanging from the shoulders.
Elbisesinin omuzlarından mavi ipek **tüyler** sarkıyordu.