"plough through" in Turkish
Definition
Zor veya sıkıcı bir işi tamamlamak ya da kalabalık veya engeli güçlükle geçmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sıkıcı veya yorucu işlerde kullanılır; hızlı veya kolay bir şey için kullanılmaz. 'plough through a report' dediğinizde, sıkıntılı bir şekilde bitirmek vurgulanır.
Examples
He had to plough through the snow to get home.
Eve gitmek için karda **güçlükle ilerlemek** zorunda kaldı.
I had to plough through a hundred emails this morning.
Bu sabah yüzlerce e-postayı **zoraki tamamlamak** zorunda kaldım.
She ploughed through her homework before dinner.
Akşam yemeğinden önce ödevlerini **zoraki tamamladı**.
Sometimes you just have to plough through boring reports at work.
Bazen işte sıkıcı raporları **zoraki tamamlamak** zorunda olursun.
We ploughed through the crowd to reach the stage.
Sahneye ulaşmak için kalabalığın arasından **güçlükle ilerledik**.
It took me all weekend to plough through that 500-page novel.
O 500 sayfalık romanı **zoraki tamamlamak** tüm hafta sonumu aldı.