"plied" in Turkish
Definition
'Plied', özellikle botlar veya araçlarla belirli bir hatta düzenli olarak gidip gelmek ya da bir işi veya mesleği ısrarla yapmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime resmidir; genellikle düzenli ulaşım araçları veya tek bir işi sürekli yapan kişiler için kullanılır. 'Plied his trade' ifadesi mesleğini devamlı yapan birini belirtir.
Examples
The ferry plied between the two islands every day.
Feribot, iki ada arasında her gün **düzenli olarak gidip geldi**.
He plied his trade as a carpenter in the village.
Köyde marangoz olarak kendi işini **sürekli sürdürdü**.
Buses plied the busy streets day and night.
Otobüsler gece gündüz kalabalık caddelerde **düzenli olarak gidip geldi**.
For years, she plied the same route as a delivery driver.
Yıllarca, aynı rotada teslimat şoförü olarak **düzenli olarak gidip geldi**.
Vendors plied the festival crowd with snacks and drinks.
Satıcılar, festival kalabalığına atıştırmalıklar ve içeceklerle **sürekli ikramda bulundu**.
He plied her with questions about her travels.
Ona seyahatleri hakkında **sürekli sorular sordu**.