"pleasanter" in Turkish
Definition
Başka bir şeye göre daha hoş, daha rahat ya da daha keyifli olma durumu.
Usage Notes (Turkish)
'Pleasanter' günlük konuşmada pek kullanılmaz, bunun yerine genelde 'more pleasant' denir. Güçlü duygular için değil, hafif bir rahatlık veya keyif ifade etmek için kullanılır.
Examples
The weather today is pleasanter than yesterday.
Bugün hava dünye göre **daha hoş**.
Her voice is pleasanter to listen to than his.
Onun sesi, onun sesinden **daha hoş** dinleniyor.
This room is pleasanter with the window open.
Pencere açıkken bu oda **daha hoş**.
He tried to make the meeting pleasanter by telling a joke.
Bir fıkra anlatarak toplantıyı **daha hoş** yapmaya çalıştı.
Nothing makes a walk pleasanter than good company.
İyi bir arkadaşlıktan başka hiçbir şey bir yürüyüşü **daha keyifli** yapmaz.
By afternoon, the park felt much pleasanter without the crowd.
Öğleden sonra, kalabalık olmayınca park çok daha **keyifli** olmuştu.