"play politics" in Turkish
Definition
Kendi çıkarı için insanları veya kuralları manipüle ederek hareket etmek. Çoğunlukla dürüst ve doğrudan olmayan davranış biçimi.
Usage Notes (Turkish)
Olumsuz ve gayri resmi kullanılır; dürüstlükten uzak, manipüle edici hareketler için söylenir. Özellikle iş ortamında veya güç mücadelelerinde geçerlidir; gerçek siyasetle ilgili değildir.
Examples
He likes to play politics at work to get promotions.
Çalıştığı yerde terfi almak için sık sık **politik yapar**.
You shouldn't play politics with people's feelings.
İnsanların duyguları ile **politik yapmamalısın**.
Some people play politics to get what they want.
Bazı insanlar istediklerine ulaşmak için **politik yapar**.
I can't stand it when coworkers start to play politics instead of just doing their jobs.
İş arkadaşlarım işlerini yapmak yerine **politik yapmaya** başladığında dayanamıyorum.
She refused to play politics and always spoke honestly, even if it upset people.
O, hiçbir zaman **politik yapmadı** ve her zaman dürüst konuştu; bu insanları rahatsız etse bile.
If you want to survive in this company, sometimes you have to play politics, like it or not.
Bu şirkette hayatta kalmak istiyorsan, bazen ister istemez **politik yapman gerekir**.