"piecemeal" in Turkish
Definition
Bir şeyin tümüyle değil, yavaş yavaş, parça parça ya da adım adım yapılması ya da gerçekleşmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmi bir ifadedir, genellikle projeler, değişiklikler ya da iyileştirmelerin aşama aşama yapılmasını ifade etmek için kullanılır. 'a piecemeal approach' sık rastlanan bir kullanımdır. Fiziksel nesneler için doğrudan kullanılmaz.
Examples
We fixed the roof piecemeal, one section at a time.
Çatıyı **parça parça**, bir bölümünü tamir ettik.
The manager made changes piecemeal throughout the year.
Yönetici yıl boyunca değişiklikleri **parça parça** yaptı.
This law was introduced piecemeal, not all at once.
Bu yasa **aşama aşama**, yani bir anda değil, uygulamaya koyuldu.
The company’s growth has been piecemeal, never really taking off all at once.
Şirketin büyümesi **parça parça** oldu, hiç bir anda hızla büyümedi.
We’re tired of these piecemeal improvements; we want real change.
Bu **parça parça** iyileştirmelerden bıktık; gerçek değişim istiyoruz.
Policies brought in piecemeal rarely solve deep-rooted problems.
**Parça parça** getirilen politikalar, köklü sorunları nadiren çözer.