아무 단어나 입력하세요!

"pertain" in Turkish

ilgili olmakilişkin olmak

Definition

Bir şeyle ilgili veya bağlantılı olmak; belirli bir konu ya da durumla ilişkili olmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, akademik veya hukuki dilde kullanılır, özellikle 'pertain to' kalıbında. Günlük konuşmada nadirdir. 'Retain' kelimesiyle karıştırmayın.

Examples

The rules only pertain to students at this school.

Kurallar yalnızca bu okuldaki öğrencilere **ilişkindir**.

This information does not pertain to your case.

Bu bilgi sizin davanızla **ilgili değildir**.

The documents pertain to last year's project.

Belgeler geçen yılki projeyle **ilgilidir**.

Those questions don't pertain to what we're discussing right now.

Bu sorular şu anda tartıştığımız konuyla **ilgili değildir**.

Let me know if anything else pertains to your department.

Bölümünüzle **ilgili** başka bir şey varsa bana bildirin.

Usually, privacy laws pertain to how companies handle personal data.

Genellikle gizlilik yasaları, şirketlerin kişisel verileri nasıl yönettiğiyle **ilgilidir**.