아무 단어나 입력하세요!

"persuade to do" in Turkish

birini bir şey yapmaya ikna etmek

Definition

Birini mantıklı sebepler ya da ikna edici konuşmalarla bir şey yapmaya razı etmek.

Usage Notes (Turkish)

'persuade to do' ifadesi genellikle 'birini bir şey yapmaya' şeklinde kullanılır. 'Convince'den daha yumuşak ve mantıksal bir anlatımı vardır. Cesaretlendirme veya ikna etmek anlamında kullanılır.

Examples

She tried to persuade him to do his homework.

O, onu ödevini **yapmaya ikna etmeye** çalıştı.

Can you persuade your friend to join us?

Arkadaşını bize katılmaya **ikna edebilir** misin?

He managed to persuade his parents to let him go to the party.

O, ebeveynlerini onu partiye göndermeye **ikna etmeyi başardı**.

It took a while to persuade her to try sushi for the first time.

Onu ilk kez suşi yemeye **ikna etmek** biraz zaman aldı.

No matter what I say, I can't persuade him to change his mind.

Ne dersem diyeyim, onu fikrini değiştirmeye **ikna edemiyorum**.

They finally managed to persuade the manager to approve the budget.

Sonunda yöneticiyi bütçeyi onaylamaya **ikna etmeyi başardılar**.