아무 단어나 입력하세요!

"penchant" in Turkish

eğilimdüşkünlük

Definition

Bir şeye karşı güçlü bir ilgi veya sürekli eğilim. Özellikle bir şeyi çok sevme ya da sıkça ona yönelme durumu.

Usage Notes (Turkish)

Resmi bir kullanımdır ve genellikle 'for' ile birlikte gelir: 'a penchant for books.' Sıradan beğeniden ziyade, daha köklü veya alışkanlık haline gelmiş ilgiyi ifade eder.

Examples

She has a penchant for classical music.

Onun klasik müziğe karşı bir **eğilimi** var.

My dad has a penchant for spicy food.

Babamın acı yiyeceklere karşı bir **düşkünlüğü** var.

He shows a penchant for adventure.

Macera tutkusunu gösteriyor; **eğilimi** var.

Her penchant for collecting old coins is well known among her friends.

Eski para koleksiyonu yapma **düşkünlüğü** arkadaşları arasında iyi bilinir.

Mark’s penchant for making puns always lightens the mood at work.

Mark'ın kelime oyunlarına olan **eğilimi**, iş yerinde ortamı her zaman neşelendirir.

You can tell she has a penchant for fashion by the way she dresses.

Giyinme tarzından modaya karşı bir **düşkünlüğü** olduğu anlaşılıyor.