"peeve" in Turkish
Definition
Bir kişinin özellikle sinirini bozan ya da rahatsız eden şey. Genellikle 'pet peeve' ifadesinde, kişisel bir rahatsızlık için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'peeve' en sık 'pet peeve' ile birlikte kullanılır; tek başına kullanımı nadirdir. Genellikle bireysel hoşnutsuzlukları anlatırken, samimi konuşmalarda geçer. 'pave' veya 'pee' ile karıştırmayın.
Examples
Loud chewing is my biggest peeve.
Yüksek sesle çiğnemek benim en büyük **can sıkıcı şeyim**.
One common peeve is people being late.
Yaygın bir **can sıkıcı durum** insanları geç kalmasıdır.
Leaving lights on is a peeve for my dad.
Işıkların açık bırakılması, babam için bir **can sıkıcı şey**.
Honestly, my biggest peeve is people who interrupt while I'm talking.
Açıkçası, en büyük **sinir bozucu durumum** biri konuşurken sözümün kesilmesi.
That's a minor peeve, but it bugs me every time.
Bu küçük bir **can sıkıcı şey**, ama her seferinde sinirimi bozuyor.
Everyone has a peeve or two, even if they don’t admit it.
Herkesin bir ya da iki **can sıkıcı şeyi** vardır, kabul etmeseler de.