"peer in" in Turkish
Definition
Genellikle bir açıklık ya da aralıktan bir yere veya kaba dikkatlice ve yakından bakmak.
Usage Notes (Turkish)
Bir yere yaklaşıp içine bakmak gerektiğinde kullanılır, genellikle 'window', 'box', 'room' gibi kelimelerle kullanılır. Sadece bakmak değil, çaba veya merak içerir.
Examples
I saw her peer in through the window.
Onu pencerenin içinden **içeriye göz atarken** gördüm.
He peered in to check if anyone was home.
Eve biri var mı diye **içeriye göz attı**.
The cat likes to peer in the fish tank.
Kedi akvaryuma **içeriye göz atmayı** sever.
She leaned forward to peer in at the dimly lit room.
Az ışıklı odaya **içeriye göz atmak** için öne eğildi.
Kids always try to peer in at their birthday presents before it's time.
Çocuklar her zaman doğum günü hediyelerine zamanından önce **içeriye göz atmaya** çalışır.
A guard noticed someone peering in the main gate late at night.
Bir güvenlik görevlisi gece geç saatlerde ana kapıdan **içeriye göz atan** birini fark etti.