"part with" in Turkish
Definition
Değer verdiğin ya da bağlı olduğun bir şeyi vermek, bırakmak veya satmak.
Usage Notes (Turkish)
Genelde kıymetli veya manevi değeri olan şeyler için söylenir. 'Can't part with' dendiğinde güçlü bir bağlılık anlatılır. Sadece 'part' ile karıştırmayın.
Examples
I can't part with my old teddy bear.
Eski oyuncak ayımı **elden çıkaramıyorum**.
She refused to part with her favorite books.
O, en sevdiği kitaplarını **elden çıkarmayı** reddetti.
They finally decided to part with their old car.
Nihayet eski arabalarını **elden çıkarmaya** karar verdiler.
It's hard for me to part with things that have memories attached.
Hatırası olan eşyalarla **vedalaşmak** benim için zor.
Why did you finally part with that old guitar?
O eski gitarı neden sonunda **elden çıkardın**?
He was surprisingly willing to part with all his childhood toys.
Çocukluk oyuncaklarının tümünü **elden çıkarmaya** şaşırtıcı derecede istekliydi.