아무 단어나 입력하세요!

"oxidized" in Turkish

oksitlenmiş

Definition

Bir maddenin oksijenle tepkimeye girip genellikle renk değişimi, paslanma veya bozulma yaşaması durumudur. Kimya, metal ve gıdalar için sıkça kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Oksitlenmiş' genellikle bilimsel ve teknik ortamlarda kullanılır. Metallerde (demirin paslanmasının dışında) ve gıda ürünlerinde renk değişimi için yaygındır. Sadece demire özel olan 'paslanmış' ile karıştırmayın.

Examples

The metal pipe is oxidized after many years outside.

Metal boru yıllarca dışarıda kaldığı için **oksitlenmiş**.

The apple slice turned brown because it oxidized.

Elma dilimi **oksitlenmiş** olduğu için kahverengileşti.

Silver jewelry can get oxidized and lose its shine.

Gümüş takılar **oksitlenip** parlaklığını kaybedebilir.

If the copper roof looks green, it's just oxidized over time.

Bakır çatı yeşil görünüyorsa, zamanla sadece **oksitlenmiş** demektir.

"Don’t worry if your avocado is a bit oxidized—it’s still safe to eat," the chef said.

"Avokadonuz biraz **oksitlenmiş** ise endişelenmeyin—hala yenilebilir," dedi şef.

Some wines taste different when they're oxidized after being open too long.

Bazı şaraplar, uzun süre açık kaldıklarında **oksitlenip** farklı tatlar alabilir.