"overreaching" in Turkish
Definition
Bir kişinin veya grubun yeteneklerinin ötesine geçmeye ya da makul sınırları aşmaya çalışması; özellikle daha fazla güç veya başarı için.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki veya eleştirel durumlarda kullanılır. Fiziksel bir hareket için kullanılmaz; plan, yetki ya da hırs için geçerlidir.
Examples
The company was overreaching by trying to control so many markets.
Şirket bu kadar çok pazarı kontrol etmeye çalışarak **aşırıya kaçtı**.
Some politicians are often accused of overreaching.
Bazı politikacılar sık sık **haddini aşmakla** suçlanır.
His plan was criticized for overreaching the team's abilities.
Planı, ekibin kapasitesini **aşırıya kaçmakla** eleştirildi.
I think you're overreaching a bit with this huge project.
Bence bu büyük projeyle biraz **aşırıya kaçıyorsun**.
The new law was seen as the government overreaching into people's private lives.
Yeni yasa, hükümetin insanların özel hayatına **haddini aşarak** müdahale etmesi olarak görüldü.
Her overreaching ambition led to problems in the company.
Onun **aşırıya kaçan** hırsları şirkette sorunlara yol açtı.