"outgunned" in Turkish
Definition
Birinin, rakibine göre daha az veya daha zayıf silahlara sahip olması ya da güç ve yetenek bakımından geride kalması durumunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle askeri veya rekabetçi durumlarda kullanılır. Hem gerçek silah hem de yetenek/durum olarak geri kalmak anlamına gelebilir. 'heavily outgunned' (ağır şekilde zayıf) gibi ifadeler yaygındır.
Examples
The smaller army was outgunned by the enemy.
Küçük ordu, düşmana kıyasla **silah bakımından zayıftı**.
Our team was outgunned in the final match.
Takımımız final maçında **güçsüz kaldı**.
The police were outgunned by the criminals.
Polisler, suçlulara göre **silah bakımından zayıf kaldı**.
After losing two players, we were completely outgunned.
İki oyuncumuzu kaybettikten sonra tamamen **güçsüz kaldık**.
Honestly, I feel outgunned at this new job—everyone else is so experienced.
Dürüst olmak gerekirse, bu yeni işte kendimi **güçsüz kalmış** hissediyorum—herkes çok tecrübeli.
The underdogs were obviously outgunned, but they played with heart.
Alt takımdakiler açıkça **güçsüz kaldı** ama yürekle oynadılar.