"open field" in Turkish
Definition
Çok az ağaç, bina veya nesne bulunan, genellikle çimen veya tarım ürünleriyle kaplı, geniş bir arazi alanı. Geniş, engelsiz açık hava alanını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle açık havadaki büyük arazilerdir, küçük bahçeleri kapsamaz. Tarım, spor veya doğa ortamlarında yaygındır. Bazen mecaz kullanılır, fakat çoğunlukla gerçek anlamda kullanılır.
Examples
The cows are grazing in the open field.
İnekler **açık alanda** otluyor.
Children play soccer in the open field after school.
Çocuklar okuldan sonra **açık alanda** futbol oynar.
We had a picnic in the open field near the river.
Nehir kenarındaki **açık alanda** piknik yaptık.
It feels peaceful just lying in an open field with the sun on your face.
Bir **açık alanda** güneş yüzüne vururken uzanmak gerçekten huzur verici.
Farmers plant wheat across the open fields each spring.
Çiftçiler her bahar **açık alanlara** buğday eker.
They built their house at the edge of an open field, so they have a great view.
Evinlerini bir **açık alanın** kenarına yaptılar, bu yüzden manzaraları harika.