"on the stand" in Turkish
Definition
Mahkemede bir tanığın, tanık kürsüsünde ifade vermekte olduğu durumu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Sadece hukukî bağlamda ve tanıklar için kullanılır; sanıklar için geçerli değildir. 'Tanık kürsüsüne çağrılmak', 'tanık kürsüsünde ifade vermek' gibi kalıplarla geçer.
Examples
The witness was called on the stand to answer questions.
Tanık, soruları yanıtlamak için **tanık kürsüsüne** çağrıldı.
She felt nervous while on the stand.
O, **tanık kürsüsünde**yken gergindi.
If you lie on the stand, you can get in trouble.
**Tanık kürsüsünde** yalan söylersen, başın belaya girebilir.
He looked nervous answering questions on the stand yesterday.
Dün, **tanık kürsüsünde** soruları cevaplarken gergin görünüyordu.
Many people find it hard to stay calm on the stand.
Birçok kişi **tanık kürsüsünde** sakin kalmakta zorlanır.
The lawyer tried to catch her lying on the stand.
Avukat, onun **tanık kürsüsünde** yalan söylediğini yakalamaya çalıştı.