"on the same wavelength" in Turkish
Definition
İki kişi benzer şekilde düşünüyor ve birbirini çok iyi anlıyorsa bu deyim kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Samimi, gündelik ilişkilerde kullanılır. Sadece fikir birliği değil, doğal bir anlayış da ifade eder.
Examples
My best friend and I are always on the same wavelength.
En iyi arkadaşım ve ben her zaman **aynı frekansta oluruz**.
It's easy to work with someone when you are on the same wavelength.
Biriyle çalışmak, **aynı frekansta olduğunuzda** kolaydır.
Sometimes, couples are not on the same wavelength about important decisions.
Bazen çiftler önemli kararlarda **aynı frekansta olmazlar**.
We barely need to explain things to each other—we’re just on the same wavelength.
Birbirimize neredeyse hiçbir şey açıklamamıza gerek yok—çünkü biz sadece **aynı frekanstayız**.
I feel like the team and I are finally on the same wavelength after that meeting.
O toplantıdan sonra, takımla sonunda **aynı frekansta olduğumuzu** hissediyorum.
You know you're really on the same wavelength when you both start laughing at the same time.
Aynı anda gülmeye başladığınızda gerçekten **aynı frekansta olduğunuzu** anlarsınız.