"on edge" in Turkish
Definition
Kişinin stres, endişe ya da beklenti yüzünden sinirli, huzursuz veya kolayca rahatsız olabilecek durumda olması.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade genelde geçici gerginlik ya da stres için kullanılır. 'Kendimi gergin hissediyorum' gibi ifadelerde sıkça yer alır. Sakin veya mutlu durumlar için uygun değildir.
Examples
I feel on edge before my exams.
Sınavlarım öncesinde kendimi **gergin** hissediyorum.
She looks on edge today.
Bugün **gergin** görünüyor.
I get on edge when I hear loud noises.
Yüksek sesler duyunca **gergin** oluyorum.
Sorry I snapped—I've been on edge all week with this deadline.
Kaba davrandığım için üzgünüm—bu son teslim tarihi yüzünden bütün haftadır **gerginim**.
The kids have been so noisy lately, it's making me on edge.
Çocuklar son zamanlarda çok gürültülü, bu da beni **gergin** yapıyor.
You seem a bit on edge—do you want to talk about it?
Biraz **gergin** görünüyorsun—bunun hakkında konuşmak ister misin?