아무 단어나 입력하세요!

"on dangerous ground" in Turkish

tehlikeli bir zeminde olmakriskli bir durumda olmak

Definition

En küçük hatanın bile ciddi sonuçlar doğurabileceği riskli veya hassas bir durumda olmak. Genellikle tehlikeli bir konuya girildiğinde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Mecazi ve biraz resmî bir deyimdir; birinin riskli ya da hassas bir konuya girdiğini belirtirken kullanılır. 'Treading on dangerous ground' da sıkça geçer. Gerçek zemin ya da günlük konuşmalarda kullanılmaz.

Examples

You are on dangerous ground if you lie to your boss.

Patronuna yalan söylersen **tehlikeli bir zeminde olursun**.

Talking about politics at work puts you on dangerous ground.

İşte siyaset konuşmak seni **tehlikeli bir zemine** sokar.

Be careful, you’re on dangerous ground criticizing her ideas.

Dikkatli ol, onun fikirlerini eleştirirken **tehlikeli bir zemindesin**.

He realized he was on dangerous ground and quickly changed the topic.

**Tehlikeli bir zeminde** olduğunu anlayıp hemen konuyu değiştirdi.

The journalist knew she was on dangerous ground investigating government corruption.

Gazeteci, devlet yolsuzluğunu araştırırken **tehlikeli bir zeminde olduğunu** biliyordu.

You're on dangerous ground joking like that with your teacher.

Öğretmeninle böyle şaka yaparsan **tehlikeli bir zemindesin**.