"obsolescence" in Turkish
Definition
Bir şeyin zamanla eskiyip kullanım dışı kalması veya daha yenisiyle değiştirilmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
'Modası geçme' ya da 'demode olma' teknik, ticari ve akademik ortamlarda sık geçer. 'Planned obsolescence' ifadesi ürünler için kullanılır. Canlılar için kullanılamaz.
Examples
The obsolescence of VHS tapes happened quickly.
VHS kasetlerinin **modası geçme**si çok hızlı oldu.
Technological change often leads to obsolescence.
Teknolojik değişim genellikle **modası geçme**ye yol açar.
Some companies use planned obsolescence to sell more products.
Bazı şirketler daha fazla ürün satmak için planlı **modası geçme**yi kullanır.
Smartphones seem to face obsolescence faster every year.
Akıllı telefonlar her yıl daha hızlı **modası geçme** ile karşı karşıya gibi.
Many worry that rapid obsolescence harms the environment.
Birçok kişi hızlı **modası geçme**nin çevreye zarar verdiğinden endişe ediyor.
He replaced his computer not because it was broken, but because of obsolescence.
Bilgisayarını bozulduğu için değil, **modası geçtiği** için değiştirdi.