"oblige with" in Turkish
Definition
Birinin isteğini kibarca yerine getirmek ya da bir şeyi vermek; yardım etmek.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmidir ve genellikle kibarca rica edilirken kullanılır. Zorunluluk değil, nazik istek/favor içindir.
Examples
Could you oblige with a glass of water?
Bir bardak su **ricâ etmek** mümkün mü?
The librarian obliged with the information I needed.
Kütüphaneci ihtiyacım olan bilgiyi **yardımda bulunmak**.
He happily obliged with his autograph.
Seve seve imzasıyla **yardımda bulunmak**.
If you could oblige with a little advice, I'd be grateful.
Biraz tavsiyede **yardımda bulunmak** edersen minnettar olurum.
She always obliges with a smile when you ask her for help.
Yardım istersen her zaman gülümsemeyle **yardımda bulunmak**.
Could you oblige with the details by tomorrow?
Yarına kadar detayları **ricâ etmek** mümkün mü?