아무 단어나 입력하세요!

"nonchalantly" in Turkish

umursamazcakayıtsızca

Definition

Heyecanlı veya endişeli görünmeden, sakin ve rahat bir şekilde bir şey yapmak. Dışarıdan bakınca umurunda değilmiş gibi görünmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve günlük dilde kullanılır. 'hareket etmek', 'yanıtlamak', 'girmek' gibi fiillerle sıkça birlikte geçer. Görünüşte soğukkanlılıktır, aslında tamamen duyarsız değildir.

Examples

He answered the question nonchalantly.

Soruyu **umursamazca** cevapladı.

She walked nonchalantly into the room.

Odaya **umursamazca** girdi.

He replied nonchalantly to the news.

Habere **umursamazca** karşılık verdi.

She shrugged nonchalantly and walked away, as if nothing had happened.

Omuz silkerek **umursamazca** yürüyüp gitti, sanki hiçbir şey olmamış gibi.

Mark nonchalantly tossed his keys on the table and sat down.

Mark anahtarlarını masaya **umursamazca** fırlatıp oturdu.

Even after hearing the bad news, she continued to chat nonchalantly with her friends.

Kötü haberleri aldıktan sonra bile arkadaşlarıyla sohbet etmeye **umursamazca** devam etti.