"no time like the present" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmak için en uygun zamanın şu an olduğunu, beklemeden harekete geçilmesi gerektiğini ifade eden bir deyimdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir işi erteleyen birine motive amaçlı söylenir. Gayriresmidir, hemen başlamak gerektiğini vurgular.
Examples
Let's start cleaning now—no time like the present!
Hadi şimdi temizlik yapmaya başlayalım—**şimdiden iyisi yok**!
If you want to learn guitar, remember there's no time like the present.
Gitar öğrenmek istiyorsan, unutma: **en iyi zaman şimdi**.
We should call grandma. No time like the present.
Büyükanneyi aramalıyız. **En iyi zaman şimdi**.
You keep saying you'll join the gym. No time like the present!
Hep spor salonuna yazılacağım diyorsun. **Şimdiden iyisi yok!**
Why wait until tomorrow—no time like the present to start that project.
Neden yarına kadar bekleyelim—bu projeye başlamak için **en iyi zaman şimdi**.
She smiled and said, 'No time like the present, so let’s do it!'
Gülümsedi ve 'Şimdiden iyisi yok, hadi yapalım!' dedi.