"nascent" in Turkish
Definition
Yeni oluşmaya başlayan veya gelişmenin en başında olan. Genellikle fikirler, teknolojiler veya organizasyonlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Akademik ve resmi yazılarda; endüstri, teknoloji ya da hareketlerin başındaki safhaları anlatmak için yaygındır. İnsanlar için kullanılmaz.
Examples
The nascent company is developing new software.
**Yeni ortaya çıkan** şirket yeni bir yazılım geliştiriyor.
Scientists are studying the nascent field of quantum computing.
Bilim insanları kuantum hesaplamanın **yeni ortaya çıkan** alanını inceliyor.
The government supports the nascent renewable energy sector.
Hükümet, **oluşmakta olan** yenilenebilir enerji sektörünü destekliyor.
Social media was still a nascent idea in the early 2000s.
2000'lerin başında sosyal medya hâlâ **yeni ortaya çıkan** bir fikirdi.
She invested in the nascent biotech industry before it became popular.
Popüler olmadan önce **yeni ortaya çıkan** biyoteknoloji sektörüne yatırım yaptı.
Critics admire the country's nascent democracy, although challenges remain.
Eleştirmenler, ülkenin **oluşmakta olan** demokrasisini takdir ediyor fakat hâlâ zorluklar var.