"mutilate" in Turkish
Definition
Bir bedenin, nesnenin veya şeyin bir parçasını ciddi şekilde zarar vererek ya da çıkartarak eksik veya çok kötü görünmesine neden olmak.
Usage Notes (Turkish)
Çok güçlü ve resmi bir kelimedir; genellikle şiddet, suç veya ciddi tahribatlar için kullanılır ('bir cesedi sakatlamak', 'sanat eserini sakatlamak'). Hafif zararlar için kullanılmaz. Bazen mecazi anlamda da ('gerçeği saklamak') kullanılabilir.
Examples
The soldiers threatened to mutilate the statue if their demands were not met.
Askerler, talepleri karşılanmazsa heykeli **saklayacaklarını** tehdit etti.
The animal was badly mutilated by the trap.
Hayvan, tuzak tarafından kötü şekilde **sakalandı**.
He was arrested for trying to mutilate a rare painting.
Nadir bir tabloyu **saklamaya** çalıştığı için tutuklandı.
The criminal mutilated all evidence to avoid being caught.
Suçlu, yakalanmamak için tüm kanıtları **sakladı**.
Some people say that poor translations can mutilate a story’s meaning.
Bazı insanlar, kötü tercümelerin bir hikâyenin anlamını **saklayabileceğini** söylüyor.
If you try to fix the document with scissors, you'll only mutilate it further.
Belgeyi makasla düzeltmeye çalışırsan, sadece daha çok **sakatlarsın**.