"muscling" in Turkish
Definition
Fiziksel güç kullanarak bir şeyi hareket ettirmek veya kontrol etmek. Ayrıca izinsiz, zorla bir duruma dahil olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayriresmî veya yarı-resmî kullanılır. 'muscling in on' (zorla girmek), 'muscling through' (ısrarla başarmak) gibi ifadelerle sık kullanılır. Hem gerçek hem mecaz anlamda olur.
Examples
He is muscling the heavy box across the floor.
O, ağır kutuyu yere **güç kullanarak** sürüklüyor.
The team is muscling their way to victory.
Takım, zafer yolunda **güç kullanıyor**.
She is muscling into our conversation.
O, konuşmamıza **zorla giriyor**.
He kept muscling past everyone to get to the front of the line.
O, en öne geçmek için herkesi **güç kullanarak** geçmeye devam etti.
They tried muscling in on our business, but we stopped them.
Onlar işimize **zorla girmeye** çalıştı, ama biz engelledik.
Stop muscling through every problem—sometimes you need to listen, not just push.
Her sorunu **güç kullanarak** çözmeye çalışma—bazen dinlemek de gerekir, sadece zorlamak değil.