"mobs" in Turkish
Definition
Kontrolsüz ya da öfkeli şekilde hareket eden büyük insan toplulukları; bazen şiddete başvurabilirler.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle negatif ya da eleştirel bağlamda kullanılır; 'saldırmak', 'toplanmak', 'içeri akın etmek' gibi fiillerle sık görülür. Sakin veya düzenli kalabalıklar için 'crowd' tercih edilir.
Examples
The police tried to control the mobs during the protest.
Polis, protesto sırasında **çeteleri** kontrol etmeye çalıştı.
Angry mobs broke windows in the city center.
Öfkeli **çeteler** şehir merkezinde camları kırdı.
There were mobs of fans waiting outside the stadium.
Stadyumun dışında **kalabalıklar** hâlinde hayranlar bekliyordu.
Sometimes social media posts attract online mobs that spread hate messages.
Bazen sosyal medya gönderileri nefret mesajları yayan çevrimiçi **çeteleri** çeker.
After the game, excited mobs filled the streets, singing and dancing.
Maçtan sonra heyecanlı **kalabalıklar** sokakları doldurup şarkı söyledi ve dans etti.
The store offered discounts, and huge mobs rushed inside as soon as it opened.
Mağaza indirim yaptı, büyük **kalabalıklar** açıldığı anda içeri akın etti.