아무 단어나 입력하세요!

"mediator" in Turkish

arabulucu

Definition

İki veya daha fazla kişi ya da grubun anlaşmazlığını tarafsız şekilde çözmelerine yardımcı olan kişidir.

Usage Notes (Turkish)

Sıklıkla hukuk, iş ve aile ortamlarında kullanılır. Arabulucu taraf tutmaz, karar vermez, sadece görüşmeleri yönlendirir. 'Arbitrator' veya 'Negotiator' ile karıştırmayın.

Examples

The mediator helped the neighbors solve their argument.

**Arabulucu** komşuların tartışmasını çözmelerine yardımcı oldu.

A mediator works to make both sides listen to each other.

Bir **arabulucu** iki tarafın birbirini dinlemesini sağlamaya çalışır.

We needed a mediator to settle the family dispute.

Aile anlaşmazlığını çözmek için bir **arabulucuya** ihtiyacımız vardı.

They brought in a professional mediator when the contract talks broke down.

Sözleşme görüşmeleri tıkanınca profesyonel bir **arabulucu** getirildi.

Sometimes the best thing a mediator can do is just listen carefully.

Bazen bir **arabulucunun** yapabileceği en iyi şey dikkatlice dinlemektir.

The judge recommended hiring a mediator instead of going to court.

Yargıç mahkemeye gitmek yerine bir **arabulucu** tutulmasını önerdi.