"meaninglessness" in Turkish
Definition
Bir şeyin anlamı, amacı veya değeri olmama durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle felsefi veya varoluşsal tartışmalarda geçer, günlük dilde nadiren kullanılır. 'the meaninglessness of life' gibi ifadelerde görebilirsiniz. 'Saçmalık' ile karıştırmayın.
Examples
Some people struggle with the meaninglessness of everyday routines.
Bazı insanlar günlük rutinlerin **anlamsızlığı** ile mücadele eder.
The novel explores the meaninglessness of war.
Roman, savaşın **anlamsızlığını** keşfeder.
He felt a deep meaninglessness after losing his job.
İşini kaybettikten sonra derin bir **anlamsızlık** hissetti.
After the accident, a sense of meaninglessness crept into his days.
Kazadan sonra, günlerine bir **anlamsızlık** hissi yerleşti.
Sometimes, staring at the ceiling at night, the meaninglessness of it all hits me.
Bazen, gece tavana bakarken, her şeyin **anlamsızlığı** beni vuruyor.
Philosophers have long debated the meaninglessness that people sometimes experience in modern society.
Filozoflar, insanların modern toplumda bazen yaşadığı **anlamsızlık** üzerine uzun süredir tartışıyorlar.