아무 단어나 입력하세요!

"maroons" in Turkish

ıssız yere bırakmakizole bırakmak

Definition

Birini yardım veya kurtuluş umudu olmadan uzak ve ulaşılması zor bir yerde bırakmak. Tarihte genellikle adaya bırakılma anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Günlük konuşmada değil, daha çok yazılı ve ciddi metinlerde kullanılır. 'Marooned on an island' veya 'marooned by the flood' gibi kalıplarda geçer. Renk olan 'maroon' ile karıştırmayın.

Examples

The sailors were marooned on the deserted island.

Denizciler ıssız adada **ıssız yere bırakıldı**.

After the storm, the car broke down and we were marooned on the highway.

Fırtınadan sonra arabamız bozuldu ve otoyolda **ıssız kaldık**.

The movie is about astronauts who get marooned in space.

Film, uzayda **ıssız kalan** astronotları konu alıyor.

She felt totally marooned when her friends left her alone at the party.

Arkadaşları onu partide yalnız bırakınca kendini tamamen **izole hissetti**.

Power outages sometimes leave whole neighborhoods marooned without communication for hours.

Elektrik kesintisi bazen bütün mahalleleri saatlerce **iletişimsiz ve izole** bırakır.

He joked that he was marooned at his grandma's house all summer with no internet.

O, tüm yazı internet olmadan büyükannesinin evinde **ıssız kalmakla** şaka yaptı.