아무 단어나 입력하세요!

"make an example of" in Turkish

ibret olsun diye ceza vermekbirini örnek göstermek (cezayla)

Definition

Birini başkalarını uyarmak için özellikle ağır şekilde cezalandırmak. Kuralları çiğneyenlere ne olabileceğini gösterir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz anlam taşır; ceza başkalarını korkutmak içindir. 'set an example' (iyi örnek olmak) ile karıştırmayın. Daha çok otorite konumundakiler kullanır.

Examples

The principal wanted to make an example of the noisy students.

Müdür, gürültücü öğrencileri **ibret olsun diye cezalandırmak** istedi.

They punished Tim to make an example of him.

Tim'i **ibret olsun diye cezalandırdılar**.

The coach used Paul to make an example of after he broke the rules.

Antrenör, Paul'u kuralı bozunca **ibret olmak için kullandı**.

The teacher threatened to make an example of anyone who cheated on the test.

Öğretmen, sınavda kopya çekeni **ibret olsun diye cezalandırmakla** tehdit etti.

If you leave early again, the boss might make an example of you in front of everyone.

Bir daha erken gidersen, patron seni herkesin önünde **ibret olsun diye cezalandırabilir**.

They really wanted to make an example of him, so they gave him the harshest punishment.

Onu gerçekten **ibret olsun diye cezalandırmak** istediler, bu yüzden en ağır cezayı verdiler.