"lookouts" in Turkish
Definition
Tehlikeyi veya sorunu dikkatle gözlemleyen kişiler ya da bu amaçla kullanılan yüksek noktalar.
Usage Notes (Turkish)
'gözcüler' birden çok kişi veya gözetleme noktası için kullanılır. Gemilerde, polislerde ya da suçlularda yaygındır. Hem kişi hem mekan anlamına gelir.
Examples
The police set up lookouts at every corner.
Polis her köşeye **gözcüler** yerleştirdi.
The mountain has several lookouts for visitors.
Dağda ziyaretçiler için birkaç **gözetleme noktası** var.
Two lookouts warned the group when the police arrived.
İki **gözcü**, polis geldiğinde grubu uyardı.
We climbed up to one of the best lookouts for sunset.
Gün batımını izlemek için en iyi **gözetleme noktalarından** birine tırmandık.
The thieves posted lookouts to make sure no one saw them.
Hırsızlar kimsenin onları görmemesi için **gözcüler** yerleştirdi.
There are always lookouts watching for trouble in this neighborhood.
Bu mahallede sürekli sorunları gözetleyen **gözcüler** vardır.