"longboat" in Turkish
Definition
Eskiden büyük gemilerde insan ve eşya taşıma amacıyla kullanılan uzun ve dar bir sandaldır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tarihsel ve denizcilik bağlamlarında kullanılır. Eski yelkenli gemilerle veya korsan hikâyelerinde geçer. Modern 'can kurtaran botu' anlamında kullanılmaz.
Examples
“Hop in the longboat, and we’ll head for shore before dark,” the explorer said.
"**Longboat**'a atla, karanlık olmadan kıyıya gidelim," dedi kaşif.
The sailors rowed the longboat to the shore.
Denizciler **longboat** ile kıyıya kürek çektiler.
We saw a wooden longboat in the museum.
Müzede ahşap bir **longboat** gördük.
The captain ordered the crew to lower the longboat.
Kaptan, mürettebata **longboat**'u indirmelerini emretti.
Back in the day, every big ship had a longboat for emergencies.
Eskiden her büyük gemide acil durumlar için bir **longboat** bulunurdu.
They used the longboat to bring supplies from the island.
Adadan malzemeleri getirmek için **longboat** kullandılar.