"long run" in Turkish
Definition
Çok ileriki zamanlarda, özellikle bir olayın ya da kararın nihai sonucu veya etkisi düşünüldüğünde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde 'in the long run' olarak kullanılır ve zamanla oluşan sonuçlardan bahseder. Maraton gibi uzun mesafe koşusuyla karıştırmayın.
Examples
Eating healthy food is better in the long run.
Sağlıklı beslenmek **uzun vadede** daha iyidir.
In the long run, you will save more money by walking to work.
**Uzun vadede** işe yürüyerek gitmek, daha fazla para biriktirmeni sağlar.
Studying every day helps you in the long run.
Her gün ders çalışmak **uzun vadede** fayda sağlar.
Sure, it takes time, but in the long run you'll be glad you did it.
Evet, zaman alıyor ama **uzun vadede** bunu yaptığına sevineceksin.
Don't worry about small problems—they don't matter much in the long run.
Küçük sorunları dert etme; **uzun vadede** çok da önemli değiller.
It may seem expensive now, but it's a smart investment in the long run.
Şu anda pahalı görünebilir fakat **uzun vadede** akıllıca bir yatırımdır.