"lofted" in Turkish
Definition
Bir nesnenin veya topun düzgün ya da yüksek bir yay yaparak havaya kaldırılması veya fırlatılması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle futbol, golf gibi sporlarda topun yukarıya atılması için kullanılır. Gündelik dilde nadir kullanılır.
Examples
He lofted the ball over the defender.
Topu defans oyuncusunun üzerinden **yükseltti**.
The kite was lofted by the wind.
Uçurtma rüzgar ile **yükseltilmişti**.
The balloon was lofted into the sky.
Balon gökyüzüne **fırlatıldı**.
She lofted her voice so everyone could hear her from the back.
Arkadakilerin de duyabilmesi için sesini **yükseltti**.
He lofted a gentle pass to his teammate near the goal.
Gol yakınındaki takım arkadaşına yumuşak bir pas **yükseltti**.
The actor was lofted on wires for the flying scene.
Uçuş sahnesi için oyuncu tellerle **yükseltildi**.