"lock down" in Turkish
Definition
Bir yeri kimsenin girip çıkamayacağı şekilde güvenlik gerekçesiyle tamamen kapatmak. Genellikle acil durumlarda uygulanır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle acil durumlarda (salgın, güvenlik tehdidi) kullanılır. 'lockdown' isim halidir; 'lock up' veya 'shut down' ile karıştırmayın.
Examples
They locked down the school after hearing a threat.
Bir tehdit duyunca okulu **kilitlediler**.
The city will lock down tonight to stop the virus spreading.
Virüsün yayılmasını engellemek için şehir bu akşam **kilitlenecek**.
Everyone had to lock down during the emergency.
Acil durumda herkesin **kilitlenmesi** gerekiyordu.
The government decided to lock down the entire region for two weeks.
Hükümet tüm bölgeyi iki hafta boyunca **kilitlemeye** karar verdi.
If there’s a fire alarm, teachers know exactly how to lock down their classrooms.
Yangın alarmı çalarsa, öğretmenler sınıflarını nasıl **kilitleyeceklerini** çok iyi biliyorlar.
After the escape, the prison was immediately locked down to search for the missing inmate.
Kaçıştan sonra kayıp mahkumu aramak için hapishane hemen **kilitlendi**.