"live on" in Turkish
Definition
Temel ihtiyaçlarını karşılamak için bir şeye (para, yiyecek, destek gibi) bağlı olarak yaşamak veya ölümden sonra hatıralarda yaşamaya devam etmek.
Usage Notes (Turkish)
'live on' genellikle sınırlı bir parayla ya da belli bir yiyecekle geçinmek anlamındadır ('live on $100 a week', 'live on rice and beans'). Ayrıca, birinin hatırası yaşamaya devam ettiğinde de kullanılır. 'live at' (adres) veya 'live off' (birinden/şeyden avantaj sağlamak) ile karıştırmayınız.
Examples
Many people have to live on a small salary.
Birçok insan küçük bir maaşla **geçinmek** zorunda.
Some animals can live on only plants.
Bazı hayvanlar sadece bitkilerle **yaşayabilir**.
He could hardly live on the money he earned.
Kazandığı parayla zor **geçinebiliyordu**.
After her parents died, her memory lived on in the family.
Ailesi öldükten sonra, onun anısı ailede **yaşamaya devam etti**.
Students often have to live on instant noodles during exams.
Öğrenciler sınav dönemlerinde genellikle hazır erişteyle **geçinir**.
His songs will live on for generations.
Onun şarkıları nesiller boyunca **yaşayacak**.