"live high off the hog" in Turkish
Definition
Büyük rahatlık ve lüks içinde yaşamak, parayı özgürce harcamak ve zenginliği göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, deyimsel bir ifadedir; genellikle Amerikan İngilizcesinde kullanılır. Aşırı zenginlik ve lüksün gösterilmesi vurgulanır.
Examples
After winning the lottery, they started to live high off the hog.
Piyangoyu kazandıktan sonra, **lüks içinde yaşamaya** başladılar.
Some celebrities live high off the hog in big mansions.
Bazı ünlüler büyük köşklerde **lüks içinde yaşıyor**.
If I get that job, I’ll be able to live high off the hog.
O işi alırsam ben de **lüks içinde yaşayabilirim**.
Ever since she sold her app, she's been living high off the hog—new cars, vacations, the works.
Uygulamasını sattığından beri **lüks içinde yaşıyor**—yeni arabalar, tatiller, her şey.
It’s no wonder they’re always smiling—they really live high off the hog.
Sürekli gülümsemelerine şaşmamalı; gerçekten **lüks içinde yaşıyorlar**.
For a few years, the company lived high off the hog, but now they need to be careful with spending.
Birkaç yıl şirket **lüks içinde yaşadı**, ama şimdi harcamalara dikkat etmek zorundalar.