"live a lie" in Turkish
Definition
Aslında doğru olmayan bir şeyi uzun süre gerçekmiş gibi yaşamak veya başkalarından gizlemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygusal ya da ahlaki konularda (ilişkiler, kimlik gibi) kullanılır, sabit bir deyimdir, özünü değiştirmeden kullanılmalıdır. Küçük yalanlar için değil, ciddi durumlar içindir.
Examples
He lives a lie because he hides who he really is.
Kendi kimliğini gizlediği için **bir yalanla yaşıyor**.
I don't want to live a lie anymore.
Artık **bir yalanla yaşamak** istemiyorum.
Sometimes people live a lie to protect their families.
Bazen insanlar ailelerini korumak için **bir yalanla yaşarlar**.
It was exhausting to live a lie for so many years.
Yıllarca **bir yalanla yaşamak** çok yorucuydu.
She pretended she was happy, but deep down, she knew she was living a lie.
Mutluymuş gibi yaptı ama aslında **bir yalanla yaşadığını** biliyordu.
You can't keep living a lie forever—eventually the truth will come out.
Sonsuza kadar **bir yalanla yaşayamazsın**—sonunda gerçek ortaya çıkar.