"lionhearted" in Turkish
Definition
Aslan gibi cesur, tehlike ya da zorluk karşısında korkusuz olan kişiyi anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmadan çok yazılı ve edebi metinlerde, övgü ya da ilham için kullanılır. Olağanüstü cesareti yüceltir; her durumda 'cesur' yerine kullanılmaz ve daha iddialı bir anlam taşır.
Examples
The lionhearted firefighter saved the child from the fire.
**Aslan yürekli** itfaiyeci çocuğu yangından kurtardı.
She has a lionhearted spirit in every challenge.
Her zorlukta **aslan yürekli** bir ruha sahip.
The story is about a lionhearted king.
Bu hikaye, **aslan yürekli** bir kralı anlatıyor.
Even when everyone else gave up, Jane stayed lionhearted until the end.
Herkes pes ettiğinde bile Jane, sonuna kadar **aslan yürekli** kaldı.
People described the doctor as lionhearted for volunteering in the disaster zone.
İnsanlar, felaket bölgesinde gönüllü olduğu için doktora **aslan yürekli** dediler.
"You were lionhearted out there," the coach told his team after the tough game.
"Sahada **aslan yürekli**ydiniz," diyerek zor maçtan sonra antrenör takımına seslendi.