"line up for" in Turkish
Definition
Bir hizmet, bilet veya etkinlik için başkalarıyla birlikte sıraya girip beklemek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada sıkça kullanılır, sonra ne için beklenildiği belirtilir: 'bilet için sıraya girmek', 'yemek için sıraya girmek'.
Examples
People line up for the subway every morning.
İnsanlar her sabah metroya **binmek için sıraya girer**.
We had to line up for tickets to the concert.
Konser biletleri için **sıraya girmek zorunda kaldık**.
Children line up for lunch in the cafeteria.
Çocuklar yemekhane de öğle yemeği için **sıraya girer**.
Hundreds of fans lined up for hours just to meet the band.
Yüzlerce hayran, grupla tanışabilmek için saatlerce **sıraya girdi**.
You really want that new phone? People are already lining up for it outside the store.
O yeni telefonu gerçekten istiyor musun? İnsanlar mağazanın dışında şimdiden **sıraya giriyor**.
Don’t bother rushing—people won’t stop lining up for free samples.
Acele etme—insanlar ücretsiz numuneler için **sıraya girmeyi** bırakmazlar.