"lien" in Turkish
Definition
Bir borç karşılığında, genellikle alacaklının borç ödenene kadar bir mülke yasal olarak el koyma hakkıdır.
Usage Notes (Turkish)
Yalnızca hukuki ve finansal ortamlarda kullanılır. 'file a lien', 'tax lien' gibi terimlerle sıkça karşılaşılır. 'loan' ya da 'lean' ile karıştırılmamalı.
Examples
The bank placed a lien on his house until he paid the debt.
Banka, borcunu ödeyene kadar evinin üzerine **rehin hakkı** koydu.
A tax lien can be put on your property if you do not pay your taxes.
Vergilerinizi ödemezseniz, mülkünüze **haciz** konabilir.
The company had a lien against its equipment because of unpaid bills.
Şirketin, ödenmemiş faturalar yüzünden ekipmanında **rehin hakkı** vardı.
They couldn’t sell the house until the lien was cleared.
Evdeki **rehin hakkı** kaldırılmadan satılamadı.
Her lawyer discovered a surprise lien during the title search.
Avukatı, tapu araştırmasında beklenmedik bir **rehin hakkı** buldu.
If you don’t pay the contractor, they can file a lien on your property.
Müteahhide ödemezseniz, mülkünüz üzerine **rehin hakkı** koyabilirler.