"levity" in Turkish
Definition
Ciddi bir durumu veya konuyu fazla hafife almak ya da espriyle yaklaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmî dilde kullanılır; uygunsuz espri ya da ciddiyetsizlik eleştirilirken tercih edilir. 'levitation' (havada süzülme) ile karıştırmayın.
Examples
His levity made the meeting less tense.
Onun **hafifliği** toplantının gerginliğini azalttı.
There is no place for levity in a serious discussion.
Ciddi bir tartışmada **hafiflik**e yer yoktur.
She added a little levity to the boring lesson.
Sıkıcı derse biraz **hafiflik** kattı.
A bit of levity can help break the ice at work.
Biraz **hafiflik** iş yerinde ortamı yumuşatabilir.
His attempt at levity wasn't appreciated during the ceremony.
Törende yaptığı **hafiflik** girişimi takdir edilmedi.
Sometimes, a little levity makes tough news easier to handle.
Bazen, biraz **hafiflik** kötü haberleri daha kolay hale getirir.