아무 단어나 입력하세요!

"leveraged" in Turkish

kaldıraçlıavantaj sağlanan

Definition

Bir şeyi, özellikle maddi kaynakları veya avantajları kullanarak güçlendirilmiş veya etkisi artırılmış anlamına gelir. Genellikle finans ve iş dünyasında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'leveraged buyout' gibi iş ve finans terimlerinde geçer. 'leverage' ismiyle karıştırılmamalıdır.

Examples

The company made a leveraged investment to grow faster.

Şirket daha hızlı büyümek için **kaldıraçlı** bir yatırım yaptı.

She used her network to create a leveraged opportunity for her team.

Ekibini için **avantaj sağlanan** bir fırsat oluşturmak için ağını kullandı.

This fund is highly leveraged, so it is risky.

Bu fon oldukça **kaldıraçlı**, bu yüzden risklidir.

We leveraged our resources to finish the project ahead of schedule.

Kaynaklarımızı **avantaj sağlamak için** kullanarak projeyi zamanından önce tamamladık.

It was a leveraged buyout done by a private equity group.

Bu, bir özel sermaye grubunun yaptığı **kaldıraçlı** bir satın almaydı.

His connections were leveraged to secure the partnership.

Ortaklığı güvence altına almak için bağlantıları **avantaj sağlamak için** kullanıldı.