"let well alone" in Turkish
Definition
Zaten iyi giden bir duruma müdahale etmemek veya değişiklik yapmamak.
Usage Notes (Turkish)
Durumu bozabilecek gereksiz müdahalelerden kaçınmak gerektiğinde kullanılır; tavsiye veya uyarı niteliğindedir.
Examples
You should let well alone if your computer is working fine.
Bilgisayarın düzgün çalışıyorsa, **olduğu gibi bırakmak** en iyisi.
It's best to let well alone and not change the plan.
En iyisi **olduğu gibi bırakmak** ve planı değiştirmemek.
When things are going well, sometimes you should just let well alone.
Her şey yolunda gidiyorsa bazen **olduğu gibi bırakmak** gerekir.
If it’s not broken, just let well alone.
Bozuk değilse, sadece **olduğu gibi bırakmak** yeter.
I told Mark to let well alone, but he wanted to fix it anyway.
Mark'a **olduğu gibi bırakmasını** söyledim ama yine de tamir etmek istedi.
You don’t always need to help—sometimes the best option is to let well alone.
Her zaman yardım etmen gerekmiyor—bazen en iyisi **olduğu gibi bırakmak**tır.