"legacies" in Turkish
Definition
Geçmişten insanlardan kalan düşünce, başarı veya gelenek gibi manevi veya bazen maddi şeylerdir. Genellikle manevi değerler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya derin düşünceli bağlamlarda, etki veya geçmişten kalan manevi şeylerden bahsederken kullanılır. 'cultural legacies', 'leave a legacy' gibi kalıplarda sıkça görülür. Hukuki miras anlamında kullanılmaz.
Examples
The legacies of past leaders still influence our country today.
Geçmiş liderlerin **mirasları** hâlâ ülkemizi etkiliyor.
Her children are her greatest legacies.
Çocukları onun en büyük **miraslarıdır**.
Many scientific legacies make our lives easier today.
Birçok bilimsel **miras** bugün hayatımızı kolaylaştırıyor.
We sometimes forget the legacies our ancestors left us.
Bazen atalarımızın bıraktığı **mirasları** unuturuz.
Those ancient buildings are part of the city's cultural legacies.
O eski binalar şehrin kültürel **miraslarının** bir parçasıdır.
Debates about slavery are tied to the legacies that shape society.
Kölelikle ilgili tartışmalar toplumu şekillendiren **miraslar**la bağlantılıdır.